Reklam
Reklam

Topluluk Hitabetinin 4 Altın Kuralı

  • 23 Ağustos 2016
  • 160 kez görüntülendi.

Topluluk Hitabetinin 4 Altın Kuralı

İkili iletişimlerimiz içerisinde adeta talk show yapıyor gibi neşeli , akıcı , etkileyici, çekici , heyecan uyandıran konuşmalar yaparak sohbetlerin vazgeçilmez insanı gibi kendimizi hissettiğimiz doğrudur .
Hatta kimi zaman okadar akıcı konuşuruz ki saatler nasıl geçmiş neşe içerisinde anlamayız .
Yeni bir diyaloğa girdiğimizde bile sanki uzun zamandır tanışıyormuşuz gibi konuşabiliriz.

Ta ki standartta gerçekleştirdiğimiz 2-3 kişilik hitabetler yerini bir toplulağa karşı gerçekleştirdiğimiz hitabetlere bırakıncaya kadar bu rahatlığımız devam eder.

İş hayatlarımızda artık sıkça karşımıza çıkmaya başlayan topluluk hitabetlerimizde bazen bir çalışmamızı ekip arkadaşlarımıza anlatıyoruz bazen ise bir slayt üzerinden bir anlatımı bir toplantı salonu dolusu insan ile paylaşıyoruz .
Bazen bağlı olduğumuz bir dernekte yada kulüpte bir fikri yada bir kampanyayı yüzlerce kişiye anlatmak zorunda kalıyor, bazen ise okulda sınıf arkadaşlarımıza yada bir konferans salonunda okul geneline bir anlatım gerçekleştiriyoruz.

hitabet sanatı

Peki bu hitabetleri de aynı rahatlık ve akıcılıkta gerçekleştirebiliyor muyuz ?

Genellikle ilk yapılan topluluk hitabetleri en zoru en korkulanıdır. Nefes alamaz gibi hissedersiniz. Kalabalık gözünüzde büyür , herkesin size baktığını tek tek görebilir ve bu durum karşısında adeta küçülmüş hissedersiniz. Tabi ki sonra” ıı ,ee, ii ,aa” nidaları ile dolu bol kekelemeli bir hitabet 🙂

Şimdi size topluluk önünde konuşurken hem kendinizi güçlü hissetmenizi sağlayacak hem de topluluk hitabetinde ki prensiplere dayanarak sizin daha etkiliyici bir hitabet gerçekleştirmenizi sağlayacak 4 altın kuralı sizinle paylaşıyoruz 🙂

1)İyi Bir Takdim Olumsuz Yargıları Bitirir

hitabet sanatı 2

Sahne , kürsü , yada sunum alanına geldiniz . Bir dolu insanın önüne ilk çıkısınız ve insanlar sizin ne anlatacağınızı merak ediyor. Bu meraklı bakışlar sizin strese girmenizin ilk sebebidir.
Bu durumu atlatmanın ilk yolu dinleyicilere istediğini vermektir. Yani sizi tanımayan topluluğa kendinizi tanıtarak ve ardından ne anlatacağınız ile ilgili özet bilgi paylaşarak konuşmanıza başlayın.
Tabi ki kendinden emin bir şekilde . Bu sayede kalabalığın sahip olduğu meraklı bakışları azaltmış olacaksınız.

2)Pansuman Yap 🙂

iltifat etmek

İnsanlar iltifatlara bayılırlar. Kalabalıklarda öyle …
İlk kez yapacağınız bir sunumda kendinizi tanıttıktan ve konuyu özetledikten hemen sonra
Anlatımı dinleyecek kitlenin sizin için ne kadar önemli olduğunu ve orada bulunmaktan dolayı ne kadar mutlu olduğunuzu çekinmeden dinleyici kitleyle paylaşmalısınız.

3) Sen Konuyu Biliyorsun Onlar Bilmiyor!

diksiyon ve hitabet

Acaba bilgilerim yeterlimi ? Acaba anlattıklarım karşısında küçük duruma düşer miyim ?
Acaba ben anlatabilecek miyim?
Gibi soru işaretlerinin tümü bilgi ile ilgili yetersizlik kaygısından kaynaklanır . Ve bu kaygı bilgi düzeyiniz ne noktada olursa olsun karşınıza çıkabilir.
Ancak bu noktada hatırlatmak istediğimiz bir konu var.
Sizin hitabet yaptığınız alanda konuşmacı sizsiniz dinleyici onlar. Ve ne anlatılacağını siz biliyorsunuz , onlar ise öğrenmek için oradalar. Dolayısıyla neyi bilip neyi bilmediğinizi de sadece siz biliyorsunuz lütfen rahatlayın 🙂

4) 3 Dakika Kuralı Hayat Kurtarır

hitabet ilk 3 dakika

Yaptığınız hitabet ne kadar etkili olursa olsun en iyi dinleyicinin dikkati 3 dakikada bir dağılmakta ve anlatımdan kopmaktadır. Bu bağlamda iyi bir hitabetçi anlatımlarını sadece kendinin anlayabileceği şekilde 3 dakika konu anlatımı 1 hikaye , espiri , fıkra , kıssa şeklinde bölerse dinleyenlerin hiçbiri gözlerini sizden alamaz ve anlattıklarınızın her harfini öğrenirler.

Kendinizden emin olmayı , beden dilinizi kullanmayı ve göz teması kurmayı da unutmayın 🙂

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ